yazar olarak etiketli yazılar

Kelimebaz: Sevan Nişanyan

Düşüncelerini çekinmeden söyleyebilme cesaretine sahip, açık sözlülüğü tavan yapmış, 12 dil bilen, ülkesi için çalışan bir Türkiyeli… Böyle tanımlamalardan nefret etsem de bunu yapmam gerekiyordu, sebebini sormayın.

Elbette tabuları yıkma girişiminde bulursanız cezalandırılırsınız. Doğduklarında böyle yaşaması gerektiği söylenen bu insanların umutlarını ellerinden alıyorsunuz. Sinirlenecekler, küfredecekler, saygı duyamazlar. Yanlış da olsa düşünceleriniz üzerine düşünemezler bir an bile. Çünkü onlar düzenin sağlanması için söylenen hikayelere fazlasıyla inandılar. Çünkü onlar anlatılan tarihi hikayelere inandılar. Güzel olan hikayeleri zihinlerinin baş köşesine kazıdılar. Gören gözlerinin sınırları, sahip oldukları at gözlüklerinin ötesine geçemedi.

Tarihi okul kitapları dışında incelemeyen, kulağa güzel gelen her hikayeye inanan ve ezber yapan bu zihniyetin biraz olsun düşünüp, sorgulaması gerekmiyor mu?

sevan Kelimebaz: Sevan Nişanyan

İnançlara değil, insana saygı duyarım.

Sevan Nişanyan’ı tanımak: Ekşi Sözlük, Wiki

Şimdi diyorlar ki memlekete özgürlük geldi. Doksan seneden beri tabu olan şeylerden bile artık serbestçe bahsedebilirsin.

Ama bir de ne görelim? Bu sefer başka şeyler sansüre tabi olmuş. Orduya, devlete, Yüce Manitu’ya istediğini söyle serbest, ama iş İlkçağ Arap mitolojisini sorgulamaya geldi mi orada dur diyorlar.

Neymiş? Allah diye biri varmış, canı sıkıldıkça kitap yazarmış ama artık yazmamaya karar vermiş, pırpır kanatlı ulaklarla birtakım hazretlere mesaj iletirmiş, o hazretlere dil uzatan maazallah çarpılırmış. Bu hikâyelere istemesen inanma diyorlar, tamam, ama inanmadığını açık açık söylemen caiz değildir. Nedenmiş? Müslümanlar alınırmış!

(Taraf, 21 Eylül 2009)

Düşüncelere saygı duymayı öğrenmek gerek. Sevan Nişanyan tarih, din ve siyaset üzerine düşüncelerini dile getirdiği için ölüm tehditleri alıyorsa öküzümsü insanlar şüphesiz var! Böyle bir zamanda onun arkasında durmayı göze alamayan Taraf gazetesi de düşünceye olan saygısını ve değer yargısını açıkça gösterdi. (Ayrıntılı bilgi) Bir kişinin tüm düşüncelerine katılmanız mümkün değildir. Sevan Nişayan’ın düşüncelerinin büyük bir kısmına katılıyorum ve ilgiyle takip ediyorum.

Bazı yazıları:

Sevan Nişanyan’ın Taraf gazetesindeki tüm yazıları: http://www.taraf.com.tr/yazilar.asp?id=102

Atatürk’ü bilmiyoruz, öğrenmiyoruz, ezberliyoruz

Bugün Sabah gazetesi yazarı Engin ARDIÇ’ın köşe yazısından haberdar oldum. Yazı Atatürk hakkında yanlış bildiklerimiz üzerine kurulmuş.  Ve o yazıdan bir kısım:

Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi’nin fotoğrafındaki kişi de, Ali Rıza Efendi değildir!
O kişi, 1876′da, anayasanın ilanı üzerine Selanik’te kurulan Asakir-i Milliye taburunda görev alan gönüllü subaylardan, bilinmeyen birisidir.
Elde hiçbir Ali Rıza Efendi resmi bulunmadığından, “resmi tarihçilerimiz” bu adamı gözlerine kestirmişler ve onu Atatürk’ün babası yapıvermişlerdir…
Nitekim bizzat Atatürk’ün kendisi, Falih Rıfkı’ya, “bu bizim peder değil” demiştir!
Falih Rıfkı, Atatürk’ün bunu “alaycı bir dille” söylediğini de anlatıyor. Atatürk, dalkavuklarını adam yerine koymazdı pek… Biz hepsini milli kahraman yaptık.
Hani herşeyi “tarihçilere bırakmaya” pek meraklıyız ya… Ben de Andrew Mango, Cemil Koçak ve Ahmet Kuyaş’a sordum, bu yanıtları aldım.
Kuyaş, konuyla ilgili makalesinin üst başlığında “Atatürk’ü bilmiyoruz, öğrenmiyoruz, ezberliyoruz” demiş…

Yazının tamamını okumanızı tavsiye ederim.

  • My latest tweets

    Beni Twitter'da takip edin!
  • Flickr Gallery

  • Bu blog BloggerV.com üyesidir.