Kişisel

Sosyal Ağlarda Kimlik Gizliliği

Twitter, Friendfeed ve hatta Facebook gibi sosyalitenin tavan yaptığı alanlarda kimliklerini gizleyenlere saygı duyuyorum. Evet, her ne kadar düşünce özgürlüğünün olduğu yönünde nârâlar atsak da bir şekilde düşüncelerinizin bir gün size karşı kullanılabilme ihtimali var. (Tabi bu kişinin çevresi, yaşamı, amaçları ve daha bir çok etkenle ilgili bir durum.) Kimlik gizliliği ile tabuları yıkıp, bu topluma geleneksel bazı düşüncelerin saçmalığını farkettirmek isteyenler var ki alacağı tepkinin boyutunu az da olsa tahmin edebiliyorsak, bu insanlara anlayışla yaklaşmamamız için hiçbir sebep yoktur.

This Is Who I Am

This Is Who I Am

Bir de kimlik gizliliğini aşağılık amaçlarına hizmet ettirmeye çalışanlar var ki bu varlıklara zerre kadar saygı duyduğumu söyleyemem. “Aşağılık amaçlar” sözünden kastım bu varlıklarının düşünceleri, siyasi görüşleri, inanışları değildir. Kastım bu varlıkların düşünceleri, siyasi görüşleri, inanışları kendileri için popülite aracı olarak görmesidir. Zira alıntı nedir bilmeyen bu varlıkların, alıntı cümlelerini manipüle edip daha sonra manipüle ettiği cümleleri yobazca eleştirmeleri(“yobazca eleştirmek” söz öbeği yerinde olur mu bilemedim. hakaret etmek, küfür etmek, aşağılamak neyse o işte.) pek de anormal karşılanmamalı belki.

Kimliğini bilmediğimiz kişi diyor ki:

“itiraf ediyorum, bilmemkimin okulunda okudum, çok utanıyorum böhüüüü” diyen küçük beyinler, bu aptal hareketlerinin daha utanç verici olduğunu ne zaman anlayıp utanacak acaba? ya da olacak mı bu? ümitvar olmak gerek..

“itiraf ediyorum, bilmemkimin okulunda okudum, çok utanıyorum böhüüüü” ifadesinin Pınar isimli bir kullanıcı tarafından yazılmış orjinal hâli “#itiraf; ortaokulda Fetoş’ un dersanesine gitmiştim..” İşte bu ifadeye bir güzel cevap veriyorum. Tabi fazlasıyla sivrilen arkadaşımız dikkat çekme girişimlerine genelde cevap bulamadığı için başlarda bu cevabıma çok şaşırıyor. Daha sonra yaptığım onlarca yorumdan 3-4 tanesini silerek rezilliğini, düşüncelerinin saçmalığının nasıl da gözler önüne serildiğini saklamaya çalışıyor.

Ben de bir feed açarak diyorum ki:

Sosyal ağlarda kimlik gizleme olayına karşı değilim. (Düşünce özgürlüğüne olan iyi duygularımdandır.) Fakat rumuzunun ardından kişiliğim hakkında ezikçe haykırışlar yapan, hakaret eden ama kendisine hakaret edilmesine tahammül edemeyen ne idüğü belirsiz bu varlıkları eleştirmem pek de ilginç karşılanmamalı.

Bu ortam fikir-alışverişi için var. Sen burada zaten sadece abone sayına endekslenmişsen baştan kaybetmişsin. Nasıl eleştirirsen öyle eleştirilirsin. Ve senin yöntemlerinle seni eleştirenlerin yorumlarını silersen insanlar sana “öküz olunmaz, doğulur” haykırışları atarlar. Sayın “bi do”, ya haddinizi biliniz ya da haddimizi bilmediğimiz bir ortamda düşüncelerinizin saçmalığının yüzünüze vurulmasına izin veriniz

Manipüle yeteneğinizi sorgulamıyorum. Ama kendinizle çelişmeyin en azından. Savunabilecek bir düşüncenizin olmaması ne kötü. Ettiğiniz hakaretlerden başka savunduğunuz bir şey olmaması ne kötü. Manipüle ettiğiniz alıntılar ve hakaretleriniz… Sizin için çok şey ifade ediyor değil mi?

Dipnot: Daha fazla alıntı yapardım elbette, yorumlar silinmeseydi eğer… “Öküz olunmaz, doğulur” dedirtiyorsunuz insana.

Omegle Rahatlatır. Hey Stranger!

Keyfimin hiç de olmadığı bir anda kafamı dağıtmak adına çılgınca arayışlar içine girmem ve Omegle ile karşılaşmam… Omegle geçen seneki çizgisini koruyor ve sistemde bir değişiklik göremedim. Ama karşılaştığım strangerdan olsa gerek bu sefer bi’ başka ilgimi çekti.

omegle2 Omegle Rahatlatır. Hey Stranger!

Bazen kendine anlatıp durduğun, beynini tırmalayan o düşünceler aklında o kadar hızlı döner ki yetişemezsin. Devamlı düşünürsün ama bir sonuca ulaşamazsın. Ve daha da kötüsü sonuca ulaşamayacağını bilerek düşünmeye devam edersin. Birileriyle paylaşmak istersin ama kendinden bile saklaman gerektiğini düşündüğün bu düşüncelerini paylaşmak hiç de kolay değildir.

İşte tam da bu durumdayken Omegle çok iyi bir alternatif olabiliyor. Eğer eğlenmek istiyorsan, rahatlamak istiyorsan karşındakinin yalan söyleme ihtimalini göz ardı etmen gerekiyor. Hatta amacın içini boşaltmak değil de eğlenmek ise senin de biraz yalan söylemen, farklı kişiliklere bürünmen pek absürd kaçmıyor. Kimlik gizliliği bu tartışma ortamına daha da gizemli bir hava katıyor. Adam gibi bir stranger bulman gerekiyor önce. Sana kamera açacağını vaadeden, sosyal hesaplarının adresini gönderen gerizekalıları eledikten sonra aradığın stranger’i buluyorsun.(Denedim, oluyor.)

Omegle‘ı yerel chat siteleri ile karşılaştırmayın. Ve ne olursa olsun Türk görürseniz kaçın efendim! Yerel chat sitelerindeki durumu anlatmama hiç gerek yok zaten siz biliyorsunuz. Abazanlar Omegle’ı da duymuş. Umarım tartışabilecek bir stranger bulabilirsiniz. :)

Efendim bugünki Omegle serüvenimde stranger dostumla din, Adolf Hitler, Atatürk, True Blood, vodka ve aklımı kurcalayan birçok kişisel meselelerim hakkında uzun uzun sohbet ettik. Çok eğlendim, çok rahatladım. Uzunca bir sohbetin ardından bana tekrar ulaşabilmesi için Almanya’da ikâmet eden stranger dostuma email adresimi ve dolayısıyla da blogumun adresini verdim.

Sana sesleniyorum stranger dostum: Contact me! :)

Bu serüvenimin ardından sözlükte biraz bakındım. Çok da eğlendirici başlıklar buldum:

Günün Anlam ve Önemi: 10 Kasım

10 Kasım: Kimilerine göre çıkar ilişkisi ve duygu sömürüsünden ileriye gidemeyecek bir gün. Bulunduğu konum gereği pek de hüzünlü bir konuşma yapar biri; belki saygı kazanmak adına, belki de geleneklerin yerini bulması adına… Daha da ilginç olan nokta o birisi neyi andığının hiç farkında olmamıştır. Ya da farkında olmak istememiştir aslında. Çıkarın maskelerinizi, en azından bunu yapabilin şerefiniz adına-varsa-.

10 Kasım

Demokratik s*kindiriğin ertesinde, çok da resmî bir 10 Kasım’da söyleceklerim pek de kibarca olmayacaktır elbette. Söylenmesi gereken şeyler var gerektiğinde. Şu anda yaptığım da tam olarak bu. Eğer demokrasi buysa, Atatürkçülük buysa, milliyetçilik buysa özür dilerim yanıldığım için. Ben bu sıfatların hiçbirini taşımıyorum(!)

Tanrı’nın bahçesi değil bu ülke. Kendinize gelin.

Atatürk ölmedi. Çünkü bir fikri öldüremezsiniz, bir ülküyü asla öldüremezsiniz. Zihinlerimizde yer edindiği sürece… Sonsuza kadar yaşayacak olana saygılar efendim. Ölümsüzlüğü bize gösterene saygılar, sevgiler…

Yok edilmeye çalışanın yaşatılması adına(Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi): More >

Sınav Olayı

Al işte yine bi’ sınav geldi çattı. Yaklaşık üç yıldır “hayvan gibi çalışırım” dediğim dönemdeyim. Hayvan gibiyim orada sorun yok da çalışamıyorum lan. Acayip sıkılıyorum, bunalıyorum.

Bak bu sınav olaylarına acayip karşıyım. Her türlüsüne hem de. Maddi, manevi… Anlayan anladı.

Bir de sınav sistemi değişmiş. Tecavüz ederken farklı fanteziler yaratmak istiyorlar heralde. Lan bak anlamıyorum! Sınav sistemi değişince daha mı çok öğrenci sınavı kazanıyor? Dediğim gibi fantezi yaratmakla ilgili bir durum. Saçmalamayın, beni sinirlendiriyorsunuz haberiniz olsun. İnsan olun, kontejyan açın!

YGS-1, YGS-2, YGS-3 ve bunun bilimum türevleri. Şimdi ben uzay geometrisine mi çalışmalıyım yoksa sınav sistemine mi?

Çalışmak değil çalışmaya çalışmak zor sayın seyirciler.

Eveet! Sırada yazı sonu fırsatları var!  Uykum geldi. The Unforgiven dinleyin siz de uyuyun. Bunun için yazı sonuna ışınlanmalısınız.

b. More >

  • My latest tweets

    Beni Twitter'da takip edin!
  • Flickr Gallery

  • Bu blog BloggerV.com üyesidir.