2009 Blog Ödülleri
1 May
Ben buralarda yokken 2009 Blog Ödülleri sonuçlanmış. Yarışma başlarken güzel bir yarışma olacağını tahmin ediyordum ancak sonuçlar bu tahminlerimi yanlış çıkardı.
Kategorisinde ödülü almayı hak edip de kazanan bloglar da var ancak genele bakıldığında büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor. En iyinin değil de çevresi geniş olanın, oy verme olayını ziyaretçinin gözüne sokanların kazandığı bir yarışma olmuş. Hatta daha farklı durumlar da olmuş olabilir ama düşünmek istemiyorum o ihtimalleri.
Kazananlar arasında tasarım adına hiçbir şey sunmayan, içeriği özgün olmayan bloglar var. Bunları blogları küçümsemek için söylemiyorum. Ama kalitenin kazanması gerekirdi. Kişisel olmayan bir blogun o kategoride bırakın katılmasını yarışma kazanması söz konusu.Oylama sistemininde çok büyük değişiklikler yapılması gerekiyor.
Ben de kişisel bloglar kategorisinde yarışmak için katılmıştım. Kazanma gibi bir amacım da yoktu. Öyle de oldu, olması gerekiyordu.
Umarım 2010 BÖ!’de aynı hatalar yapılmaz…
Bu Aralar…
3 Nis
Sabah 6.30 sularında her zamanki korkunç melodi kafamın içinde dolaşmaya başladı. “Bip bip bip wake up!”. “Al işte gitmiyorum! Yat lan!”gibi bir serzeniş ve ardından otuz dakikalık bir uyku…
Üstteki resim de bir saattir masamın üstünde duran su bardağının. “Lan!” dedim birden, “Şimdi ben bunu çekerim!”
Bu aralar blogumu da baya aksattım, farkındayım. Ama n’apayım? Kişisel blog işte, sırası geldiğinde zırlavama merkezi. Ama sebebi vardı, yeni birkaç proje var…
En güzelinden reseller almamız gerekiyor. Ki karar verdik gibi. Birkaç güne almış oluruz sanırsam.
GizliGelecek Kısa Film Ekibi olarak senaryo çalışmalarını tamamladık. Kısa filmin çekimlerine bu hafta başlıyoruz. Bu arada GizliGelecek.ORG da reselleri almamızla birlikte yeniden yayına girecek.
Benim de kafamda birkaç proje var. Zaman kısıtlı olduğu için fazla uğraştıracak projeler üzerinde duramıyorum, ÖSS’den sonra onlara da yoğunlaşırım umarım. Ama şimdi kafamda kriz ortamında çok iyi gideceğini umduğum İşMerkezi ve bir de İngilizce dilde yayın yapacağımız bir blog var. İşMerkezi üzerinde tek başıma çalışacağım şimdilik, İngilizce blogumuzda ise 5-6 kişi olacağız. Konusu muhtemelen kültür, sanat, müzik veya sinema kategorilerinden birisi olacak. Bu kategorilerdeki bilgisine güvenen, iyi bir de İngilizce’si olan arkadaşları aramızda görmekten mutluluk duyarız! Bunun için iletişime geçmeniz yeterli.
Ve bir şarkı sonu fırsatı daha… Bugün keşfettim bunu. Punk sağolsun. Bang Gang‘den “Every Time I Look In Your Eyes”. Dinleyin.
Durum Güncellemesi #2
25 Mar
Sınavlar b*k ede dursun günlerimi, çip takılmış android misali kendimi aşar bir şekilde çalışıyorum! Şimdiye kadar bu çalışmalar umduğum kadar işe yaramasa da çalışmaya devam hani. Böyle diyorum ama yarın İngilizce ve İnkılap Tarihi sınavlarım olmasına rağmen bu saate kadar çalışmamam yetmezmiş gibi bir de oturmuş zırvalıyorum.
Bu arada Last.FM ücretli mi oluyormuş? Olsun olmasına da “İngiltere, Almanya ve Amerika para vermesin! Diğerleri dökülün lan!” türünden olaylara karşıyım ben. Ahan da bak buraya yazıyorum, Last.FM benden herhangi bir şekilde 3€ istesin hesabımı siliyorum!
Bu arada Muhsin Yazıcıoğlu‘nun helikopteri düşmüş. Adam burda(Kahramanmaraş) konuşma yapmış, ilk defa helikopter falan kiralıyoruz biz hazineye yük olmuyoruz falan da demiş. Bak kaza olmasa hiç haberim de olmaz ya hani neyse. Halen de enkaz bulunamamış. Çok büyük bir alan da değil ki anlayamadım gitti. Bulamadık deseler o kadar da şaşmayacak durumdayım şu an!
He bir de Uğur Dündar‘ı da ergenekona alıyorlarmış. Sebeb karısının Brezilya’ya gitmesi türünden bir şeymiş. Hani başlarda yargının bağımsızlığı, yargıya saygı falan diyordum da abartmadılar mı artık? Uğur Dündar sunduğu haber programında çok ateşli bir konuşma yapmış, “intihar ederim” demiş. Vay be…
Birşey daha diyecektim de unuttum be! Düşünmekle zaman da kaybetmiyorum, zaten yorgunum da hani. He son olarak birkaç şey haykırıyorum… Bangır bangır bağıran seçim araçlarına bu blog girsin. Ayrıca Twitter‘ı da spam aracı gibi kullanmayın arkadaşım; bilgisayar başında dururken başım dönüyor, içim daralıyor bak!
İşte bir yazı sonu fırsatı daha! Let it Flow – Desires Lost… Let it Flow grubu.. Yeni tanıştım bunlarla. İlk başlarda ben de anlamadım ama adamlar Türkmüş! Tebrik ettim, bak dinle kaçırılmaz fırsat bu! More >
Mim#1: Neden Blogluyorum?
22 Mar
Ahmet Çakır sormuş. Neden blogluyorum?
Gel gelelim neden blogladığıma. İnternetle tanışıp web mevzularına merak saldığımda “benim de sitem olsun” dedim. Bir süre zamanın popüler sistemi forumlarla falan uğraştım. Zaman geçti, Wordpress ile tanıştım. Ve tam o sırada “özgün içerik” dalgasına kapıldım. O zamandan beri blogluyorum. Bu bloglamaya nasıl başladımın cevabı oldu, biliyorum ama söyleme ihtiyacı duydum.
Blogluyorum çünkü;
- Sıkıldığımda yazmak çok iyi geliyor. Bu sadece sıkıldığım zamanlarda yazdığım anlamına gelmiyor tabi.
- Gündemi takip etmeyi seviyorum, blogumda da bazı düşünceler üzerine düşüncelerimi paylaşıyorum. Bu bilgisayar başında geberip gitmemi engelliyor diyebilirim.
- Çok çabuk unutuyorum(aptal!). Unutmak istemediklerimi ya da artık birilerinin hatırlaması gereken gerçekleri yazıyorum.
- Eğlence arıyorum! Blogum benim oyuncağım gibidir. Kıçıyla başının yerini değiştirmek falan çok hoşuma gider. Zamanım olduğunda blogumun tasarımında, sisteminde değişiklik yaparım.
- Hobimdir.
- vs.
Ya siz, neden blogluyorsunuz?(Derdin ne be adam!): Profesör Y4lcin
Sevgili okur, yazı sonu fırsatlarından faydalanmak ister misin? İstersen Dream Theater’dan hüzünlü, depresif bir parça geliyor sana. Dinle bunu: “Space Dye Vest”


